Eski Kanada Savunma Bakanı Paul Hellyer, geçtiğimiz cumartesi günü Rusya'da bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, 80 çeşit uzaylının olduğunu, çok uzun süredir bizimle birlikte yaşadıklarını ancak savaşçıl yanımızı ve çevreyi kirletme yönümüzü değiştirmediğimiz sürece de teknolojilerini bizimle paylaşmayacaklarını öne sürdü. 90 yaşındaki eski Bakan'ın söylediklerine göre, dünyamızda yaşayan uzaylılarla ilgili bilgiler şöyle:
- Uzaylılar genellikle Venüs, Mars gezegenleri ve Satürn'ün uydularından geliyor
- 80 çeşit uzaylı var. Ancak Dünya'ya binlerce yıldan bu yana 4 tür uzaylı geldi
- Bazı uzaylılar bize benziyor. Ancak bazıları ise bizim açımızdan bakarsak yaratığı andırıyor.
- "Tall Whites" olarak adlandırılan bir uzaylı türü ise Amerikan Hava Kuvvetleri'nin Nevada'daki üssünde çalışıyor. Ancak insan gibi görünüyor.
- Uzaylılar federasyonu davet edilmedikten sonra insanlarla iletişime geçmeyecekler.
- Uzaylılar federasyonu insanların Dünya'daki doğaya davranış biçiminden ötürü hayal kırıklığı içindeler.
İlk olarak uzaylılarla ilgili düşünlerini 2005 yılında aktaran Hellyer, binlerce yıldır bizimle birlikte yaşayan ve Dünya'mızı ziyaret eden uzaylıların savunma harcamalarına çok para harcayıp, evsiz ve yardıma muhtaç insanlara yardım etmememizi yadırgadığını iddia etti.
| Haber Türk
Uzay ve dünya dışı yaşam konularında birbirinden dikkat çekici yayınlar www.SpaceExplorer.TV sitemizde
NASA, yapmış olduğu çalışmaların sonunda güneşin son 5 yıllık görüntülerinin en detaylı halini elde etti. Uzayda geçen bu sürede 200 milyon fotoğraf çekildi ve 2600 terabaytlık bir veri elde edildi.
NASA’nın uzaya göndermiş olduğu uzay aracı, 5 yıl boyunca güneşin o büyüleyici fotoğraflarını çekti ve geçtiğimiz günlerde hızlandırılmış bir video halinde bu görsel şöleni bizlerle paylaştı. Saniyede bir den fazla fotoğraf çekerek Solar Dynamics Observatory (SDO) eşi benzeri görülmemiş bir şekilde bu fotoğrafları elde etti ve güneşte ne derece büyük patlamalar olduğunu gözler önüne serdi.
Rusya Bilimler Akademisi Uzay Araştırmaları Enstitüsü'nde görevli bilim adamı Leonid Kasnfomaliti'nin Venüs'te canlı varlıklar olabileceğini iddia etti. Rus bilim adamı Astronomiçeski Vestnik (Astronomik Haberler) dergisinde yayınladığı makalesinde eski Sovyet uzay araştırmalarında elde edilen fotoğrafları incelediğini ve Venüs'te canlı varlıkların olabileceğini savundu.
Venera-13 ve Venera-14 isimli Sovyet uzay araçlarının 1980'li yıllarda çektiği eski fotoğrafları inceleyen bilim adamı Ksanfomaliti, "Yarım metre yüksekliğinde ortaya çıkan, değişen veya kaybolan nesneler tespit edildi. Rastgele ortaya çıkan şekilleri de izah etmek çok zor" dedi. Rus bilim adamına göre fotoğraflarda disk şeklinde hareketli bir cisim, ayrıca siyah bez parçasına benzeyen nesneler ve bir de akrep şeklinde bir canlı varlık görülüyor.
Rus basınına göre, bilim adamı Ksanfomaliti Venüs'le ilgili uzay araştırmalarının en önemli uzmanlarından biri sayılıyor.
1985 Haziranında Sovyetler Birliğinden uzaya gönderilen gezegenler arası “Vega-l” aracı Venüs'e yaklaştı. Bundan ayrılıp ta Venüsün yüzeyine inmiş modül bu gezegenin manzaralarını görüntüleyen resimleri dünyaya iletti.
1960'ların başlarında Sovyetler Birliği'nde Güneş sisteminin ikinci gezegeni Venüs’ü inceleme programının uygulanmasına başlandı. 1961-1985 yılları arasındaki zamanda “Venüs” dizisinden 16 araç uzaya gönderildi. Bu yoldaki çalışmaların ilk aşamasında işler zor gidiyordu. Bazı uzay araçları fırlatılınca düşüyordu, bazıları gezegenimizin çevresindeki yörüngede kalıyordu. Ama tecrübeler arttıkça Venüs üstüne giderek daha çok bilgi ediniyordu. Venüs’e iniş yapmış modüllerden bu bilgiler alınıyordu.
Ancak “Vega” projesi özellikle büyük bir önem taşıyan bir projeydi. Adı “Venüs” ve “Halley” sözlerinden ileri geliyor. “Vega-l” ve “Vega-2” araçları Venüs’ün yanından geçerek iniş modüllerini Venüs’e göndermeli ve Halley kuyruklu yıldızına ulaşmak için yoluna devam etmeliydi.
Venüs, dünyaya en yakın gezegen... "Dünyanın ikiz kız kardeşi" olarak anılmış hep... İlk defa Venera adını verdikleri uzay araçlarını Venüs'e gönderen Sovyet Rusyası oldu. Ama elde ettikleri bilgileri dünya kamuoyu ile yeterince paylaşmadılar.
Bundan çok daha sonra NASA da gönderdiği uzay aracı ile Venüs'ü keşfe başladı. O gün bu gün de Venüs'ü inceliyor. Bu güne kadar pek çok saygın bilim adamı, özellikle de Sovyetler parçalandıktan sonra daha özgür bir ortama kavuşan Rus gök bilimciler, Venüs'te hayat olduğunu iddia etmelerine rağmen, NASA, Venüs'teki aşırı sıcaklıkta ve aşırı basınçta asla hayat olamayacağını-barınamayacağını iddia etti.
Şimdi ortaya çıkan yeni projesinde, Venüs'te insanlar için yerleşim alanı kuracakmış, bu yerleşim zeplinlerle ısının 70 küsur derecelerde olduğu yükseklikte olacakmış. Buna çocuk bile inanmaz. 440 küsur günde Venüs'e gidilecek, Venüs dünyanın basıncından kat be kat yüksek bir basınca sahip olacak, yüzlerce derece sıcaklıkta olacak, yüzeye inen araştırma sondası bile çok kısa sürede basınçtan iki büklüm olacak ve sıcaktan yanacak ama böyle bir gezegene hem de havada, hem de insanlar için yerleşim alanı kurulacak... Şimdi daha iyi anlaşılıyor ki, Rus bilim adamlarının onlarca yıldır iddia ettiği ve pek çok ABD'li eski yetkilinin desteklediği iddialar gerçek. Öyle anlaşılıyor ki, kainatın-evrenin en istisna güneş sistemlerinden biri olduğu da meydana çıkan güneş sistemimizde, sadece dünyamızda değil, Mars'ta, Venüs'te, Jüpiter ve Satürn'ün okyanuslarla dolu uydularında, cüce gezegen Ceres'te hayat var. Şimdi insan soruyor kendi kendine, acaba gerçekten Jüpiter ve özellikle Satürn bir gaz devi mi? Yoksa Venüs'te olduğu gibi o gezegenler hakkında da NASA'nın maksatlı-aldatıcı bilgileri ile oyalanıp duruyor muyuz?
NASA, dünyanın dışında on binlerce gezegende de hayat olduğunu gizlemek için bu kadar inanılmaz emek harcadı ve riske girdi, ne için? "Dünya insanlığı bu gerçek ile yüzleşmeye hazır değil." diyenlere gülüp geçin siz... Onlar da NASA ile aynı dünya görüşüne sahip kişiler. NASA, uzayda hayat olduğunu gizlemek için harcadığı emeğin ve paranın binde biri ile, onlarca yıldır dünya insanlarını bu gerçeğe hazırlardı. Asıl mesele, dünyanın siyasi,dini, ekonomik, askeri güç yapısını bir anda tersine çevirebilecek bir gerçek... NASA, dünya dışı varlıkların da insan olduklarını, onların da İslam'a tabi olduklarını, bu yetmezmiş gibi korkunç bir teknolojik üstünlüğe sahip olduklarını yeterince gizlemeye çalıştı. Daha fazla gizleyemeyeceğinin farkında ve bu güne kadar söylediği yalanları yavaş yavaş, tepki çekmeden düzeltmek zorunda...
Güneş sistemindeki gezegenleri tanıtan ve uzay hakkında ilginç bilgileri aktaran bir belgesel...
Avrupalıların uzayda keşfettikleri cisimleri kendi dini inanışları ile isimlendirdiklerini ve yorumladıklarını da net olarak anlayabileceğimiz bir belgesel...
Aşk tanrıçası Venüs... Savaş tanrısı Mars ve diğerleri...
Görsel olarak gayet başarılı 3D grafiklerle hazırlanmış, çok bilgilendirici bir uzay belgeseli...
Uzay ve dünya dışı yaşam konularında birbirinden dikkat çekici yayınlar www.SpaceExplorer.TV sitemizde
NASA’nın Cassini uydusu Satürn gezegenin çevresinde dönerken yeni keşiflerde bulunuyor. Cassini ekibi tarafından 2 Mart’ta açıklanan en son keşfe göre, Satürn’ün aylarından biri olan Dione’nin atmosferinde oksijen bulunuyor Fakat bu oksijenin yoğunluğu, Dünya’da deniz seviyesindeki oksijen yoğunluğunun 5 trilyonda biri düzeyinde.
Bir metreküp hacimde yaklaşık 90.000 oksijen iyonunun bulunduğu bu yoğunluğa, Dünya yüzeyinin 480 km yüksekliğinde rastlanıyor. Bu irtifada Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) ve bazı alçak yörüngeli uydular uçmakta.
Cassini ekibinden Robert Tokar Satürn’ün halkalarından ve Rhea adlı ayından sonra Dione’de de oksijen bulunduğunu söyledi ve Satürn sisteminde oksijen bulunmasının, oksijenin yaşam dışı kaynaklardan gelebileceğini inancını kuvvetlendirdiğini ekledi.
Dione Satürn’ün küçük uydularından birisi. Çapı 1123 km. Satürn çevresinde 377.400 km yükseklikte 2,7 günde bir tur atmakta. Bu mesafe Dünya-Ay mesafesi kadar, ancak Satürn’ün kütlesinin büyüklüğünden dolayı tur zamanı bizim Ayımıza göre çok kısa.
Oksijenin nereden kaynaklandığı hakkında şimdilik 2 görüş var. Güneşten gelen foton veya yüksek enerjili parçacıklar yüzeydeki buzları bombardıman ederek ortaya oksijen çıkmasına neden olabilir. Diğer bir görüşe göre Dione’deki jeofiziksel süreçler oksijen üretebilir.
Güneş sistemimizde atmosferi olan diğer gök cisimleri arasında Dünya, Venüs, Mars ve Satürn’ün ayı Titan sayılabilir. Ayrıca Satürn’ün ayları Rhea ve Dione’nin de çok ince birer atmosfere sahip olduğu görüldü.
Eski Kanada Savunma Bakanı Paul Hellyer, geçtiğimiz cumartesi günü Rusya'da bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, 80 çeşit uzaylının olduğunu, çok uzun süredir bizimle birlikte yaşadıklarını ancak savaşçıl yanımızı ve çevreyi kirletme yönümüzü değiştirmediğimiz sürece de teknolojilerini bizimle paylaşmayacaklarını öne sürdü. 90 yaşındaki eski Bakan'ın söylediklerine göre, dünyamızda yaşayan uzaylılarla ilgili bilgiler şöyle: - Uzaylılar genellikle Venüs, Mars gezegenleri ve Satürn'ün uydularından geliyor - 80 çeşit uzaylı var. Ancak Dünya'ya binlerce yıldan bu yana 4 tür uzaylı geldi - Bazı uzaylılar bize benziyor. Ancak bazıları ise bizim açımızdan bakarsak yaratığı andırıyor. - "Tall Whites" olarak adlandırılan bir uzaylı türü ise Amerikan Hava Kuvvetleri'nin Nevada'daki üssünde çalışıyor. Ancak insan gibi görünüyor. - Uzaylılar federasyonu davet edilmedikten sonra insanlarla iletişime geçmeyecekler. - Uzaylılar federasyonu insanların Dünya'daki doğaya davranış biçiminden ötürü hayal kırıklığı içindeler.
Rusya ve ABD’nin yerküreye sığmayan rekabeti uzayda kızışıyor. Rusya 2030’a kadar Jüpiter, Mars, Venüs ve Ay’a gideceğini açıkladı
Rusya uzay konusunda ezeli rakibi ABD’ye misilleme yapmaya hazırlanıyor. Soğuk Savaş döneminde başlayan uzay yarışı adlı iki ülke arasındaki resmi olmayan rekabet Rusya’nın 2030’a kadar Ay, Mars, Venüs ve Jüpiter’e gideceğini açıklamasıyla yeniden alevleneceğe benziyor. İki ülkenin ‘üstünlük sağlama’ çabaları için uzay teknolojisindeki yenilikleri kullanma sırası Rusya’ya geçti. Rus uzay kurumu Roskosmos’un gelecek planlarının, NASA’nın gezegen keşiflerine yönelik 2013 bütçesinde kesintiye gideceğini açıklamasından haftalar sonra gelmesi dikkat çekti. Roskosmos 2030’a kadar Ay, Venüs ve Jüpiter’e uzay araçları göndermek için yeni bir roket geliştirmek ve krizdeki uzay sektörünü modernize etmek istediğini açıkladı.
Mars’a kalıcı istasyon Kurum, Ay’a gerçekleştireceği insanlı uçuşlarla Dünya’ya toprak numunesi getireceğini ve Venüs ile Jüpiter’in keşfi için bir diziproje yürüteceğini açıkladı. Roskosmos ayrıca başka ülkelerle işbirliği yaparak Mars’a kalıcı bir bilimsel istasyon ağı yerleştirmeyi planladığını dile getirdi. Angara isimli yeni bir roket ve insanlı uçuşlar için yeni bir uzay aracı üretmek istediklerini de açıklayan Roskosmos yetkilileri, geçen yıl sorunlarla karşılaşan Sovyet teknolojilerini de değiştirmeyi düşündüklerini belirtti.